Sanatkarlar


Toplam (366) adet sanatkar bulunmaktadır.
Sanatkar-   Aziz Efendi
Aziz Efendi
Aziz Efendi

 

 

 

Aziz Efendi

Rifâî (1872 - 1934) MEŞHUR TÜRK HATTATI

 
Trabzonun Maçka kazasında doğdu. Babası Rize eşrafından Molla Mehmed Abdülhamid Efendi, annesi Esma Hanımdır. Ailesi 93 Harbi sırasında İstanbula gitti. Babası önce Akpınar, daha sonra Kâğıthane köyü camiinde imamlık yaptı.

Aziz Efendi ilk tahsilini Eyüpte Şah Sultan İbtidâî Mektebinde tamamladı. Sıbyan mektebi sıralarında güzel yazıya olan merak ve kabiliyeti dolayısıyla Filibeli Ârif Efendi'den sülüs ve nesih yazılarını öğrenmeye başladı. Yazıdaki başarısı ile kısa zamanda hocasının sevgi ve takdirini kazandı. Yazı tahsilini tamamlayıncaya kadar Nuru Osmaniye'deki hat mektebine devam etti. 1896'da hocası Ârif Efendi ile Reîsülhattâtîn Muhsinzâde Abdullah Hamdi Bey den sülüs ve nesih yazılarında icâzet aldı. Daha önce Karinâbâdlı Hasan Hüsnü Efendi'den talik yazısını meşkederek 1894'te ondan da icâzet almıştı. Zamanın celî üstadı Sâmi Efendi'nin evinde yapılan sanat sohbetlerine devam ederek celî-sülüs, celî-talik yazılarının inceliklerini öğrendi. 

Kabiliyetinin yanında disiplinli bir hat öğrenimi de gören Aziz Efendi, Şevki Efendi yolunda yazıya kendine has bir şive katarak sanat sahasında şahsiyetini taya koydu. Emsali arasında serîü'l-kalem namıyla şöhret buldu. Divanî, reyhânî, muhakkak, tevkiî, talik, rikâ ve rika yazılarını bütün incelikleriyle bilir ve yazardı. Revnakoğlu, Aziz Efendi rika yazar gibi süratle sülüs, nesih ve talik yazardı. İstanbul'da en çok yazısı görülen bir zattı. Bilhassa celî sülüs yazıların istif ve terkibinde son derece mahir olup çok güzel tuğra resmederdi. Eserlerine önceleri Abdülaziz Eyyûbî ve Aziz, daha sonra ise Şeyh Mehmed Abdülaziz er-Rifâî şeklinde imza koydu. İlk memuriyete 1896da Meclis-i İdâre-i Emvâl-i Eytâm Kitâbetinde başladı. 1903te görevi Mektûbî-i Meşîhat- Ulyâ Kalemi Ketebesine nakledildi. Bu arada Şehri Ahmed Efendinin derslerine devam ederek ilmiye icâzetnâmesi aldı (1904 ), ayrıca Özbekler Tekkesi Şeyhi Edhem Efendi'den ebru sanatını öğrendi. Bir müddet sonra yazısının güzelliği ve ahlâkî olgunluğu sebebiyle Marûzât-ı Mühimme Kitâbetine terfi etti ve kendisine gümüş liyakat madalyasıyla dördüncü dereceden Mecîdî nişanı verildi. Bu görevinin yanında Medresetül-kudâtta ve Mahmûdiye Rüşdiyesinde yazı hocalığı yaptı, meşihat dairesi memurlarına da talik dersi verdi. Bu sırada Ümmü Kenan Dergâhı Şeyhi Kenan Rifâîye intisap ederek 1910 yılında ondan hilâfet aldı. 1920'de Mısır Meliki I. Fuad kendi adına bir Kurân-ı Kerîm yazdırmak isteyince ehil bir hattat seçmek üzere Mısır nakîbü'l-eşrafı Muhammed Ali Biblâvî'yi hat üstatlarının merkezi İstanbul'a gönderdi. Biblâvî önce Medresetü'l- Hattâtîn'de Türk hattatlarıyla tanıştı ve yazılarını inceledi. Tavsiye üzerine Bâb-ı Meşîhat'ta Aziz Efendi'yi de ziyaret ederek eserlerini gördü. Bu inceleme ve araştırmaları sonunda Aziz Efendinin aradığı evsafta muktedir bir hattat olduğuna karar verdi. Aziz Efendi 1922 yılında, Mısır hükümetinin isteği, Mısır ve İstanbul İngiliz işgal kuvvetleri yüksek komiserliğinin aracılığı ile resmen Mısır'a davet edildi. Görevli bulunduğu Meşihat dairesinin 14 Muharrem 1341 (6 Eylül 1922) tarih ve 107 sayılı yazısı ile beş ay izinle Kahireye gitti. Melik Fuad nüshası olarak bilinen Mushaf-ı Şerif'i burada Ezher ulemâsının kontrolüyle resm-i Osmânî üzere altı ayda yazdı. Bunun tezhibi de kendisinden istenince izni beş ay daha uzatıldı. Aziz Efendi'nin İslâm yazılarındaki üstünlüğünü ve kudretini gören Melik I Fuad, ülkesinde yok olmaya yüz tutmuş olan hat sanatını canlandırmak için ondan Kahire de bir hat mektebi açmasını istedi. Aziz Efendi melikin bu teklifini kabul etti ve ailesini de yanına alarak Kahireye yerleşti. 1922 yılı sonlarında Kahire'de Medresetü'l-Tahsîni'l-Hutûti'l-Melikiyye adıyla bir mektep kurularak Halil Ağa Medresesi'ne bağlanmıştı. Bu mektebin büyük bir ilgi görmesi üzerine Melik ikinci bir hat medresesi açılmasını emretti. Bunun üzerine Aziz Efendi 1923 yılı başlarında Şeyh Sâlih Erkek Medresesi'nde yeni bir hat mektebi kurdu, her iki mektebin hem müdürlüğünü hem de hat hocalığını yaptı. Önce Melik I. Fuadın hususi evkaf divanına bağlanan, daha sonra Eğitim Bakanlığına devredilen bu hat medreselerinin kurulması Mısır kültür ve sanatı bakımından oldukça önemli, hatta tarihî bir hadisedir. Kahire eskiden beri İslâm dünyasının önemli kültür merkezlerinden biri olmasi sebebiyle buraya çeşitli İslâm ülkelerinden ilim ve sanat öğrenmek üzere gelen binlerce genç, bu hat medreselerinden de istifade ederek memleketlerine dönmüşler, kendi ülkelerinde klasik Türk hat üslûbunun yayılmasını sağlamışlardır. Bunda Aziz Efendinin Kahiredeki on bir yıllık hocalığının önemli bir rolü olduğu âşikârdır. ·Aziz Efendi sanat çalışmalarından arta kalan vaktini mevlevîhânede irşad halkasına girenleri mânen yetiştirmekle geçirmiştir. Aziz Efendi, Kahirenin havası sağlığına pekiyi, gelmediği için Nisan 1933te Mısır hükümetinden emekliliğini isteyerek İstanbula döndü. 16 Ağustos 1934te vefat etti ve Edirnekapı Mezarlığına defnedildi.Hayatı boyunca büyük bir gayretle çalışmış olan Aziz Efendi Kahire ve İstanbulda pek çok talebe yetiştirmiştir. Kahirede icâzet verdiği talebeleri arasında Tâhir el-Kürdi, Muhammed Ali Mekkâvî, Muhammed Efendi eş-Şehhât Muhammed Ahmed Abdül-âl, Rızk Mûsâ, Abdülkâdir Efendi, Abdürrâzık Sâlim ve Abdurrahman Hâfız Arap âleminin önde gelen hattatlarıdır. İstanbulda icâzet verdiği talebeleri içinde de Mahmut Bedrettin Yazır ve Ömer Vasfî Türk hat sanatında önemli yeri olan kişilerdir.Aziz Efendi hat sahasında çok güzel eserler bırakmıştır. Bunlar arasında on iki Mushaf-ı şerif onun en önemli eserlerindendir. O tarihte bu mushaflardan biri Afganistan emîrinde, biri de Hidiv Abbas Hilmi Paşanın validesinde idi. Melik I. Fuad için yazdığı Kurân-ı Kerîm 1952de Nâsır ihtilâlinden sonra kaybolmuştur. İki Mushaf-ı şerif İstanbulda damadı E. Hakkı Ayverdinin kurduğu Kubbealtı Kültür ve Sanat Vakfı Ekrem Hakkı Ayverdi koleksiyonunda bulunmakta, diğerlerinin ise nerede olduğu bilinmemektedir. Hutût-ı mütenevvia ile yazdığı yedi büyük hilye de hat sanatındaki kudretini gösteren önemli eserleridir.Bu hilyelerden biri yine aynı vakfın hat koleksiyonunda biri İstanbulda Ümmü Kenan Dergâhında biri de Emin Barın hat koleksiyonunda bulunmaktadır. Hayatının en olgun dönemine rastIayan Kahiredeki hocalığının, bugün Arap âleminde hat sanatının, klasik yazı fmIarının bozulmadan günümüze ulaşmasında ve ilerlemesinde önemli ölcüde rol oynadığı kabul edilmektedir. Yirmiyi aşkın sülüs-nesih ve talik meşk albümü ile talik hatla yazdığı Kasîdetü l-bür e ve sülüs-nesih el-Kasîdetün-nûniyye Kahirede yayımlanmıştır (1343 / 1924). Aynca Bursa Ulucamiinde iki, İstanbulda Türk ve İslâm Eserleri Müzesi nde 116 parça levhası ile özellikle Ekrem Hakkı Ayverdi koleksiyonunda çeşitli yazı örnekleri ve levhalan bulunmaktadır.

BİBLİYOGRAFYA:
Aziz Efendi Dosyası Süleymaniye Ktp., Süheyl Ünver, nr. 37; Aziz Efendi Evrakı, Kubbealtı Kültür ve Sanat Vakfı, Ekrem Hakkı Ayverdi Koleksiyonu; Sicil Defteri, İstanbul Müftülüğü, Şer iyye Sicilleri Arşivi, nr. 39, s. 50; Hattat Aziz Efendi Dosyası, Divan Edebiyatı Müzesi, Revnakoğlu Arşivi, nr. B 41; Yazma Eserler Defteri, İstanbul Türk İslâm Eserleri Müzesi, nr. 10; Defteru Sicillil-fünûnil-cemîle, Kahire Dârül Kütûbil-kavmiyye, nr. 807, 814; Ilmiyye Salnâmesi, S. 147; Tâhir el-Kürdî,Tâhir el-hattilArabî; Riyad 1939, s. 431; Beyânî: Hoşnüvîsân,IV, 1184; Habîbullah Fezâilî, Atlâs-ı Hat, İsfahan 1362, s. 34 1 ·342; Nâci Zeynüddin, Musavver hattüI· Arabî; Bağdad 1968, S. 161 ,165, 167; İbnülemin, Son Hattatlar, s. 68·72;Sâmiha Ayverdi, İbrahim Efendi Konağı, İstanbul 1973, s. 127·133; Hasan al-Masu

Aziz Efendi

Rifâî (1872 - 1934) MEŞHUR TÜRK HATTATI 
Trabzonun Maçka kazasında doğdu. Babası Rize eşrafından Molla Mehmed Abdülhamid Efendi, annesi Esma Hanımdır. Ailesi 93 Harbi sırasında İstanbula gitti. Babası önce Akpınar, daha sonra Kâğıthane köyü camiinde imamIık yaptı.

Aziz Efendi ilk tahsilini Eyüpte Şah Sultan İbtidâî Mektebinde tamamladı.Sıbyan mektebi sıralarında güzel yazıya olan merak ve kabiliyeti dolayısıyla Filibeli Ârif Efendiden sülüs ve nesih yazılarını öğrenmeye başladı. Yazıdaki başarısı ile kısa zamanda hocasının sevgi ve takdirini kazandı. Yazı tahsilini tamamlayıncaya kadar Nuruosmaniyedeki hat mektebine devam etti. 1896da hocası Ârif Efendi ile Reîsülhattâtîn Muhsinzâde Abdullah Hamdi Bey den sülüs ve nesih yazılarında icâzet aldı: daha önce KarinâbâdIı Hasan Hüsnü Efendiden talik yazısını meşkederek 1894te ondan da icâzet almıştı. Zamanın celî üstadı Sâmi Efendinin Hhdaki evinde yapılan sanat sohbetlerine devam ederek celî-sülüs, celî-talik yazılarının inceliklerini öğrendi. 

Kabiliyetinin yanında disiplinli bir hat öğrenimi de gören Aziz Efendi, Şevki Efendi yolunda yazıya kendine has bir şive katarak sanat sahasında şahsiyetini taya koydu. Emsali arasında serîülkalem namıyla şöhret buldu. Divanî, reyhânî, muhakkak, tevkiî, talik, rikâ ve rika yazılarını bütün incelikleriyle bilir ve yazardı. Revnakoğlu, Aziz Efendi rika yazar gibi süratle sülüs, nesih ve talik yazardı. İstanbulda en çok yazısı görülen bir zattı diy. Bilhassa celî - sülüs yazıların istif ve terkibinde son derece mahir olup çok güzel tuğra resmederdi. Eserlerine önceleri Abdülaziz Eyyûbî ve Aziz, daha sonra ise Şeyh Mehmed Abdülaziz er-Rifâî şeklinde imza koydu. İlk memuriyete 1896da Meclis-i İdâre-i Emvâl-i Eytâm Kitâbetinde başladı. 1903te görevi Mektûbî-i Meşîhat- Ulyâ Kalemi Ketebesine nakledildi. Bu arada Şehri Ahmed Efendinin derslerine devam ederek ilmiye icâzetnâmesi aldı (1904 ). Ayrıca Özbekler Tekkesi Şeyhi Edhem Efendi'den ebru sanatını öğrendi. Bir müddet sonra yazısının güzelliği ve ahlâkî olgunluğu sebebiyle Marûzât-ı Mühimme Kitâbetine terfi etti ve kendisine gümüş liyakat madalyasıyla dördüncü dereceden Mecîdî nişanı verildi. Bu görevinin yanında Medresetül-kudâtta ve Mahmûdiye Rüşdiyesi'nde yazı hocalığı yaptı. Meşihat dairesi memurlarına da talik dersi verdi. Bu sırada Ümmü Kenan Dergâhı Şeyhi Kenan Rifâîye intisap ederek 1910 yılında ondan hilâfet aldı. 1920'de Mısır Meliki I. Fuad kendi adına bir Kurân-ı Kerîm yazdırmak isteyince ehil bir hattat seçmek üzere Mısır nakîbü'l-eşrafı Muhammed Ali Biblâvî'yi hat üstatlarının merkezi İstanbul'a gönderdi. Biblâvî önce Medresetü'l- Hattâtîn'de Türk hattatlarıyla tanıştı ve yazılarını inceledi. Tavsiye üzerine Bâb-ı Meşîhat'ta Aziz Efendi'yi de ziyaret ederek eserlerini gördü. Bu inceleme ve araştırmaları sonunda Aziz Efendi'nin aradığı evsafta muktedir bir hattat olduğuna karar verdi. Aziz Efendi 1922 yılında, Mısır hükümetinin isteği, Mısır ve İstanbul İngiliz işgal kuvvetleri yüksek komiserliğinin aracılığı ile resmen Mısır'a davet edildi. Görevli bulunduğu Meşihat dairesinin 14 Muharrem 1341 (6 Eylül 1922) tarih ve 107 sayılı yazısı ile beş ay izinle Kahireye gitti. Melik Fuad nüshası olarak bilinen Mushaf-ı şerif i burada Ezher ulemâsının kontrolüyle resm-i Osmânî üzere altı ayda yazdı. Bunun tezhibi de kendisinden istenince izni beş ay daha uzatıldı. Aziz Efendi'nin İslâm yazılarındaki üstünlüğünü ve kudretini gören Melik I Fuad, ülkesinde yok olmaya yüz tutmuş olan hat sanatını canlandırmak için ondan Kahire de bir hat mektebi açmasını istedi. Aziz Efendi melikin bu teklifini kabul etti ve ailesini de yanına alarak Kahireye yerleşti. 1922 yılı sonlarında Kahire'de Medresetü Tahsîni'l- Hutûti'l- Melikiyye adıyla bir mektep kurularak Halilağa Medresesine bağlanmıştı. Bu mektebin büyük bir ilgi görmesi üzerine melik ikinci bir hat medresesi açılmasını emretti. Bunun üzerine Aziz Efendi 1923 yılı başlarında Şeyh Sâlih Erkek Medresesinde yeni bir hat mektebi kurdu, her iki mektebin hem müdürlüğünü hem de hat hocalığını yaptı. Önce Melik I. Fuadın hususi evkaf divanına bağlanan, daha sonra Eğitim Bakanlığına devredilen bu hat medreselerinin kurulması Mısır kültür ve sanatı bakımından oldukça önemli, hatta tarihî bir hadisedir. Kahire eskiden beri İslâm dünyasının önemli kültür merkezlerinden biri olmasi sebebiyle buraya çeşitli İslâm ülkelerinden ilim ve sanat öğrenmek üzere gelen binlerce genç, bu hat medreselerinden de istifade ederek memleketlerine dönmüşler, kendi ülkelerinde klasik Türk hat üslûbunun yayılmasını sağlamışlardır. Bunda Aziz Efendinin Kahiredeki on bir yıllık hocalığının önemli bir rolü olduğu âşikârdır. Aziz Efendi sanat çalışmalarından arta kalan vaktini mevlevîhânede irşad halkasına girenleri mânen yetiştirmekle geçirmiştir. Aziz Efendi, Kahirenin havası sağlığına pek iyi gelmediği için Nisan 1933te Mısır hükümetinden emekliliğini isteyerek İstanbula döndü. 16 Ağustos 1934te vefat etti ve Edirnekapı Mezarlığına defnedildi.Hayatı boyunca büyük bir gayretle çalışmış olan Aziz Efendi Kahire ve İstanbulda pek çok talebe yetiştirmiştir. Kahirede icâzet verdiği talebeleri arasında Tâhir el-Kürdi, Muhammed Ali Mekkâvî, Muhammed Efendi eş-Şehhât Muhammed Ahmed Abdül-âl, Rızk Mûsâ, Abdülkâdir Efendi, Abdürrâzık Sâlim ve Abdurrahman Hâfız Arap âleminin önde gelen hattatlarıdır. İstanbulda icâzet verdiği talebeleri içinde de Mahmut Bedrettin Yazır ve Ömer Vasfî Türk hat sanatında önemli yeri olan kişilerdir.Aziz Efendi hat sahasında çok güzel eserler bırakmıştır. Bunlar arasında on iki Mushaf-ı şerif onun en önemli eserlerindendir. O tarihte bu mushaflardan biri Afganistan emîrinde, biri de Hidiv Abbas Hilmi Paşanın validesinde idi. Melik I. Fuad için yazdığı Kurân-ı Kerîm 1952de Nâsır ihtilâlinden sonra kaybolmuştur. İki Mushaf-ı şerif İstanbulda damadı E. Hakkı Ayverdinin kurduğu Kubbealtı Kültür ve Sanat Vakfı Ekrem Hakkı Ayverdi koleksiyonunda bulunmakta, diğerlerinin ise nerede olduğu bilinmemektedir. Hutût-ı mütenevvia ile yazdığı yedi büyük hilye de hat sanatındaki kudretini gösteren önemli eserleridir.Bu hilyelerden biri yine aynı vakfın hat koleksiyonunda biri İstanbulda Ümmü Kenan Dergâhında biri de Emin Barın hat koleksiyonunda bulunmaktadır. Hayatının en olgun dönemine rastIayan Kahiredeki hocalığının, bugün Arap âleminde hat sanatının, klasik yazı fmIarının bozulmadan günümüze ulaşmasında ve ilerlemesinde önemli ölcüde rol oynadığı kabul edilmektedir. Yirmiyi aşkın sülüs-nesih ve talik meşk albümü ile talik hatla yazdığı Kasîdetü l-bür e ve sülüs-nesih el-Kasîdetün-nûniyye Kahirede yayımlanmıştır (1343 / 1924). Aynca Bursa Ulucamiinde iki, İstanbulda Türk ve İslâm Eserleri Müzesi nde 116 parça levhası ile özellikle Ekrem Hakkı Ayverdi koleksiyonunda çeşitli yazı örnekleri ve levhalan bulunmaktadır.

BİBLİYOGRAFYA:
Aziz Efendi Dosyası Süleymaniye Ktp., Süheyl Ünver, nr. 37; Aziz Efendi Evrakı, Kubbealtı Kültür ve Sanat Vakfı, Ekrem Hakkı Ayverdi Koleksiyonu; Sicil Defteri, İstanbul Müftülüğü, Şer iyye Sicilleri Arşivi, nr. 39, s. 50; Hattat Aziz Efendi Dosyası, Divan Edebiyatı Müzesi, Revnakoğlu Arşivi, nr. B 41; Yazma Eserler Defteri, İstanbul Türk İslâm Eserleri Müzesi, nr. 10; Defteru Sicillil-fünûnil-cemîle, Kahire Dârül Kütûbil-kavmiyye, nr. 807, 814; Ilmiyye Salnâmesi, S. 147; Tâhir el-Kürdî,Tâhir el-hattilArabî; Riyad 1939, s. 431; Beyânî: Hoşnüvîsân,IV, 1184; Habîbullah Fezâilî, Atlâs-ı Hat, İsfahan 1362, s. 34 1 ·342; Nâci Zeynüddin, Musavver hattüI· Arabî; Bağdad 1968, S. 161 ,165, 167; İbnülemin, Son Hattatlar, s. 68·72;Sâmiha Ayverdi, İbrahim Efendi Konağı, İstanbul 1973, s. 127·133; Hasan al-Masud. Calligraphie Arabe Vivante, Paris 1981, s . 88 ; Yahyâ Sellûm el-Abbâsî. Hattül-‘Arabî, Bağdad 1984, s. 143; A. Schimmel. Calligraphy and Islamic Culture, New Yk 1984, s. 48; Muhittin Serin. Hattat Aziz Efendi, İstanbul 1988; İnâyetü celâletil-melik bi I-hattil-cemîl, en·Nîlül-musavver, sy. 227, Kahire 1342/1923, s.16 ; Muhammed Bey Kemâl. MeâşirüI-mülûk mülûkül-meâşir, a.e., sy. 228 (1342 / 1923), s.10·1 1; Mecelletü Medreseti tahsînil hutûtil melikiyye, I, Kahire 1362/ 1943, S. 22; • Aziz Efendi,İst.A, III, 1707 İSAM, Muhittin Serin

 

d. Calligraphie Arabe Vivante, Paris 1981, s . 88 ; Yahyâ Sellûm el-Abbâsî. Hattül-‘Arabî, Bağdad 1984, s. 143; A. Schimmel. Calligraphy and Islamic Culture, New Yk 1984, s. 48; Muhittin Serin. Hattat Aziz Efendi, İstanbul 1988; İnâyetü celâletil-melik bi I-hattil-cemîl, en·Nîlül-musavver, sy. 227, Kahire 1342/1923, s.16 ; Muhammed Bey Kemâl. MeâşirüI-mülûk mülûkül-meâşir, a.e., sy. 228 (1342 / 1923), s.10·1 1; Mecelletü Medreseti tahsînil hutûtil melikiyye, I, Kahire 1362/ 1943, S. 22; • Aziz Efendi,İst.A, III, 1707 İSAM, Muhittin Serin

 

 

 

 

Fotoğraf Galerisi

Devamı